İngilizce öğrenmek isteyen, konuşmasını geliştirmek isteyen çoğu insan ilk olarak altyazılı film veya dizi izleme yöntemine başvuruyor. Peki bu yanlış bir yöntem mi? Ya da İngilizceyi sökmek için etkisiz bir yol mu? Cevap: Asla!

Diziler ve filmler bize kurslarda, İngilizce derslerinde olmayan bir ögeyi sunuyor; günlük konuşma dili. Karakterlerin kurduğu cümleler günlük dile karşılık geldiği için, birçok kalıbı dinleyerek ve tekrar ederek öğrenme şansı elde edebilirsiniz.

İngilizcede neyin nerede söyleneceği çok önemlidir. Örneğin, iki şekilde özür dileme, üzgünlüğü ifade etme cümlesi kurabiliriz: “I apologize.” ve “I am sorry.” Bir cenazeye gittiğinizde “I am sorry for your loss.” derseniz, “Kaybınız için üzgünüm.” demiş olursunuz. Ancak “I apologize for your loss.” derseniz, muhtemelen size tuhaf tuhaf bakacaklardır çünkü az önce vefat edenin yakınına “Kaybın için özür dilerim” dediniz. İşte bu gibi bağlamları dizi ve filmlerdeki sahnelerden kolayca öğrenebilir, hangi cümleyi hangi durumlarda kullanacağımızı kestirebilirsiniz.

Bir diğer konu, belli başlı kelime dağarcıklarını öğrenebilmeniz. Diyelim ki ticaretle uğraşan bir insansınız ve İngilizcenizin de ticaret ile ilgili kelimeleri içermesi gerekiyor. Konusu ticaret olan dizi ve filmler tam da bu noktada imdadınıza yetişebilir. The Wolf of Wall Street (2013), Mad Men (2007) gibi alım-satım, ticaret konularını işleyen yapımlar tam da ihtiyacınız olan kelime öbeklerini duymanızı sağlar.

Deneme-yanılma yöntemi İngilizce öğrenmede büyük rol oynar. Ancak öncelikle hata yapma korkunuzu bir kenara bırakmalısınız. Dili henüz öğreniyorsunuz ve kimse sizden ilk adımda Kraliçe Elizabeth İngilizcesi bekleyemez. Bu korkuyu yenebilmek için dizilerde, filmlerde duyduğunuz replikleri tekrar edin. Evet, aynı o karaktermiş gibi söyleyin hem de! Günlük işlerinizi yaparken, bir hobinizle uğraşırken ya da yürürken çarpıcı bulduğunuz ve hoşunuza giden cümleleri sürekli kafanızda tekrarlayın. Bu eylem, sizi psikolojik olarak başka cümleler kurmaya hazır hissettirecek. Zaten bir süre sonra otomatik olarak, efsaneleşmiş bir replik olan “I am Iron Man.” cümlesini demeyi bırakıp, “He is Iron Man.” diye değiştirebilmeyi kendiniz başaracaksınız. Deneyip yanılarak cümleyi doğru şekilde değiştirebileceksiniz.

Dizi ve film izlemenin İngilizce öğrenmeye en büyük katkılarından biri de telaffuz. Açık “e” sesi, “th” peltek sesi gibi birçok telaffuz şekli İngilizcede çoğu kelimede anlam değişikliği yaratabilmekte. Örneğin, “Thought (düşünce)” kelimesinin başını peltek “t” sesi ile telaffuz etmezseniz, dediğiniz şey “taught” yani öğretmek fiilinin geçmiş hali olacaktır. Ya da “Island (ada)” kelimesini “aylınd” olarak değil de “islınd” olarak telaffuz ederseniz, anlamsız bir kelime söylemiş olursunuz. Bu ve bunun gibi birçok telaffuz şeklini dizi ve filmlerden duyarak, orada duyduğunuz şekilde söyleyerek pekiştirebilirsiniz.

Özetle, dizi veya film izleyerek İngilizcede oldukça ilerleme kaydedebilirsiniz. Sizi demoralize edip, “Dizi izleyip dil mi öğrenilir!” diye küçümseyenlere, dizilerden öğrendiğiniz İngilizcenizle “Mind your own business!” diyebilirsiniz!

Bu konu hakkında merak ettikleriniz varsa iletişime geçmekten çekinmeyin!

(Visited 119 times, 1 visits today)

Leave A Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *